Roman ve anlatı disiplini

Ahmet Haşim Güler

Yazıyı bir gösteri alanı değil, bir anlatım disiplini olarak gören romancı.

Ahmet Haşim Güler

Kurgu, ritim ve anlatı dengesini merkeze alan bir roman dili.

1977 yılında Erzurum'da doğan Ahmet Haşim Güler, aslen Bingöllüdür. Uzun yıllardır kamuda mühendis olarak görev yapmakta, yazarlık çalışmalarını yaşamın içinden beslenen gözlemleriyle sürdürmektedir. Edebiyatçı bir babanın kitap rafları arasında geçen çocukluğu, yazıyla kurduğu bağın ilk …

Eserler

Son Eklenenler

Tüm eserler
KIRIK MIZRAK kapak görseli

Roman

KIRIK MIZRAK

Sevginin suç, aşkın idam sebebi sayıldığı bir dünyada, her adımın izlenir, her bakışın sorgulanır. Bir mızrağın kırılması, bazen bir kalemin kırılmasıdır. Ve bazen aşk, …
MASUMİYETİN YÜKÜ kapak görseli

Roman

MASUMİYETİN YÜKÜ

Masumiyet çoğu zaman bir armağan sanılır; oysa her armağan gibi onun da görünmez bir bedeli vardır. Çünkü saf kalmanın, kimseye kötülük etmeden yaşamanın, sessizce iyili…
Kayıp Hayatlar kapak görseli

Deneme

Kayıp Hayatlar

Bir ülkenin en derin acıları bazen sokaklarda değil, kimsenin görmediği odalarda büyür; bir çocuğun sessiz bakışında, bir annenin yutkunmasında, bir gencin valizine sine…

Medya-Röportaj

Basından

Tüm medya
TOLERANS DERGİSİ-  DUYGUYA DAİR-KORKU DERGİ

TOLERANS DERGİSİ- DUYGUYA DAİR-KORKU

...İnsan hayatı boyunca birçok korku yaşar. Kimi sevdiği insanı kaybetmekten korkar, kimi yalnız kalmaktan, kimi başarısız olmaktan, kimi yoksullaşmaktan, kimi unutulmaktan. Fakat…

Oku
Müsvette Dergisi-Röportaj (Syf 32-33) dergi

Müsvette Dergisi-Röportaj (Syf 32-33)

...Sizin için bir eserin ilk cümlesini yazmak mı daha zor, yoksa son noktayı koymak mı? "Benim için en zor olan şey son noktayı koymaktır. Çünkü bir hikayeyi yazmaya başladığınızd…

Oku

Güncel Yazılar

Yazıdan notlar

Tüm yazılar

Yazar Hakkında

Yazar Hakkında

1977 yılında Erzurum'da doğan Ahmet Haşim Güler, aslen Bingöllüdür. Uzun yıllardır kamuda mühendis olarak görev yapmakta, yazarlık çalışmalarını yaşamın içinden beslenen gözlemleriyle sürdürmektedir.

Edebiyatçı bir babanın kitap rafları arasında geçen çocukluğu, yazıyla kurduğu bağın ilk adımı oldu. Anadolu'nun farklı şehirlerinde yaşaması ve farklı hayatlara tanıklık etmesi, insanı anlamaya yönelik gözlem gücünü derinleştirdi.

Devamı